ağzı

ağzı ağız

Türkçe-Almanca sözlük. 2013.

Schlagen Sie auch in anderen Wörterbüchern nach:

  • ağzı çiriş çanağına dönmek — ağzı kuruyup acılaşmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağzı açık — sf., ğı 1) Şaşkın, alık, bön (kimse) 2) zf. Hayranlıkla, büyülenmiş olarak Kızcağız söze başlarken en ağzı açık dinleyen benim büyüğüm Ahmet olurdu. S. F. Abasıyanık Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağzı açıklık — is., ğı Ağzı açık olma durumu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağzı bozuk — sf., ğu Sövmeyi alışkanlık edinmiş olan, küfürbaz (kimse) Haşarı oğlan bu ağzı bozuk kadına şöyle karşılık veriyordu. O. C. Kaygılı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağzı bozukluk — is., ğu Ağzı bozuk olma durumu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağzı gevşeklik — is., ği Ağzı gevşek olma durumu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağzı kalabalık — sf., ğı Birbirini tutmayan sözler söyleyen, yerli yersiz konuşan, boşboğaz (kimse) Ata bu yılışık ve ağzı kalabalık heriften hazzetmez. A. İlhan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağzı pek — sf. Ağzı sıkı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağzı peklik — is., ği Ağzı pek olma …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağzı sıkı — sf. Sır saklayan, ağzı pek, ketum …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağzı sıkılık — is., ğı Ağzı sıkı olma, sır saklama, ketumiyet, ketumluk …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.